Aşağıdaki röportaj ismini gizli tuttuğum bir anne ile yapılmıştır. Anneyi korumak için yapılan yorumları yayınlayamıyorum. Sevgilerini gönderen herkese teşekkürler.
1-İlk çocuğunuzda hamileliğiniz nasıl geçmişti? Doğumunuz nasıl oldu (sezaryen, normal)?
Hamileliğim çalışarak geçti, aslında rahat geçti hamileliğim, bulantım çok az oldu. 33. haftasında rahim boyu kısalması sonucu acil hastaneye yatırıldım ve erken doğum riskine karşı bebeğe akciğer gelişimi için ilaç verildi. O andan doğuma kadar da yatarak geçti. Sonuç olarak 41. haftada gelmeyen sancılar ve plesantanın kireçlenmeye başlamasından dolayı suni sancı verildi. Zor geçen bu süreçte normal doğumla gelmesi için zorlanan bebeğimi son anda sezaryen ile aldılar.
2- İlk çocuğunuzda emzirme serüveniniz nasıl başladı? 
Tecrübesizliğimden ve hastanenin pek emzirme destekleyicisi olmamasından maalesef hüsranla sonuçlandı. Hastane bebeğime zaten hemen emzik vermişti, bu yüzden sanırım bebeğim bir türlü mememi tutamadı, tutsa bile çok acıyordu. Ebeler de pek ilgilenmedi. Sütüm yok diye biberonla mama verildi hastanede. Eve gelirken hastane tipi pompa ile geldik. Evde sağım yapıp emzirmeye çalıştım ama tutmadı ben de biberonla verdim. Bakın bebek ne yapsın? Emzik var, biberon var, meme var… 3 ay dayanabildim. Bir yandan sağıp taze süt vermeye çalışmak çok yoruyordu beni. 20 dk. pompalamada 30-40 cc ancak çıkıyor, bebek bunla doymuyor diye bir de mama veriyordum. İşe de başlayınca olmuyor böyle diye bıraktım pompalamayı. Tamamen mamayla büyüdü bebeğim.
3- Yeterli destek görebildiniz mi (ailenizden ve sağlık personelinden)?
Yukarda da belirttiğim gibi, maalesef. Annem de bizi çok emzirmemiş. Bana sadece emzir sütün gelir diyordu ama emziremiyordum ki sütüm gelsin.
4- Uyku eğitimi vermeye nasıl karar verdiniz? Hangi kaynaklardan araştırdınız?
Çevreden duyarak, koy yatağa; ağlar, ağlar, uyur dediler. Öyle de oldu; ağladı, ağladı, pes etti, uyudu.
5-Uyku eğitimini ne zaman verdiniz (bebek kaç aylıkken) ?
Doğduğu gün odası ayrıydı; bu da çevredeki “bilgili” annelerin tavsiyesiydi. Yani 3-4 aylıkken de yatağına bırakıp çıkıyordum odadan (Allahım ne korkunç şimdi ki aklım olsa… Kendimi de tanıyamıyorum yani normalde dayanamam çocuk ağlasa. Bunu nasıl yapabildim aklım almıyor, lohusalık mı bilmiyorum.)
6- Çocuğunuzun size karşı güven sorunu olduğunu ne zaman anladınız?
Konuşmaya başladığında “Anne gelecek misin beni almaya?” diye sorduğunda içim çok acımıştı, neden bunu sorduğunu anlıyordum zira o 4 aylıkken çalışmak zorunda olduğum için anneme bırakıyordum yavrumu. Sabah çok erken işte olmam gerekiyordu ve annem bana yarım saat mesafede idi. Çocuk sıcak yatağından mahrum kalmasın diye  sabahları onu rezil etmektense pazar akşamı anneme bırakıp cuma günleri almaya gidiyordum. Hafta ortası her fırsatta görmeye gidiyordum ama sonuç olarak orada benden uzakta kalıyordu. Anneme defalarca “Gel bizde kal, çocuğumu özlüyorum.” dedim ama annem gelmedi, hep bir şeyleri bahane etti. Bu yüzden anneme de kırgınım aslında.
7-Güven sorunu olan çocuğunuzda ne gibi problemler sezinlediniz (korku, kaygı vs)?
Çok ürkekti; her şeyden, her sesten korkardı yavrum. Geceleri yalnız yatmak istemez gelirdi yanımıza, biz de onu ortamızda yatırırdık (en azından burada iç sesimi dinleyip çocuğu zorla yatağına göndermemişim). Bize kreşte neler olduğunu hiç anlatmazdı. Çocuklar tarafından hırpalansa dahi kendini korumaya almıyor öylece bekliyordu. Uzun süren kabızlık sonucu doktorun bunun psikolojik sebebi olduğunu söylemesinden sonra gözlemlediğimde okulundaki yardımcı öğretmeninin sürekli kızarak ve bağırarak çocuklarla ilgilendiğini gördüm. Müdüre çıkıp şikayet ettim ve çocuğumu oradan hemen aldım.
8- İlk çocuğunuz doğduğunda gün içinde kendinize vakit ayırabiliyor muydunuz, temel ihtiyaçlarınızı karşılayabiliyor muydunuz?
4 Aylıkken ise başladım ve annem baktı çocuğuma. Evet kendime vaktim oluyordu ama hiçbir şeyi içime sinerek yapmıyordum. Aklım hep yavrumda, hafta sonu gelse de yavrumu alsam diyordum.
9-İkinci hamileliğiniz nasıl geçti, doğumunuz nasıl oldu? 
Hamileliğim iyi geçti, bulantım dahi yoktu. 39. Haftada suyumun gelmesiyle doğum sancımın başlamasından 1 saat sonra normal doğum ile geldi minik kuzumuz.
10- İkinci bebeğinizle emzirme serüveniniz nasıl başladı? Yeterli destek gördünüz mü?
İlk bebeğimi emziremediğimden hep “Bu sefer ne olursa olsun emzirmek istiyorum!” dedim. Meme ucu acısa da vazgeçmeyeceğim dedim. Öyle de oldu. Bebeğim 2 aylıktı galiba, Facebook’ta “Emzirme Sanatı” diye bir grup görüp üye oldum. O günden sonra zaten onların desteğiyle çevreyi dinlememeyi öğrendim. En güvenilir desteği oradan aldım. Emziği de hemen çöpe attım.
11-İkinci bebeğiniz olduğunda büyük çocuğunuzun yaklaşımı nasıl oldu? 
Zaten çok istiyordu kardeş. Olacağını duyduğunda hamileliğim boyunca hep kardeşini karnımda sevdi. Doğduğu gün müthiş mutluydu. Onu emzirdiğimi görünce yadırgadı. “Anne neden hep memede kardeşim? Yatırsana” dediği de çok oldu.
12-Büyük çocuğunuz emmek istediğinde ne tepki verdiniz? Emzirmeye nasıl karar verdiniz?
Küçüğü emzirirken bana “Anne sen kardeşimi çok mu seviyorsun o yüzden mi hep emziriyorsun?” diye sorduğunda içim çok acıdı ama belli etmedim. Gülümseyerek ben seni de çok seviyorum istersen seni de emzirebilirim dediğimde o an gözlerindeki parıltıyı görmeniz lazımdı. İnanılmaz bir mutluluk ve emmek isteyişi… Hiç düşünmedim hemen tuttum onu da diğer memeye (Emzirme Sanatı’ndan öğrendiğim kadarıyla emzirmemde hiçbir sakınca yoktu çünkü).
13- Emmeye başladıktan sonra büyük çocuğunuzda ne gibi değişimler gözlemlediniz? 
Bana daha çok gelmeye başladı anne yine emebilir miyim, diye. Hep emzirdim ama tabii emme refleksi yoktu. Sütü sağarak da verdim ama sevmedi ben meme emeceğim dedi. Emerken gözlerimin içine bakıyor çok mutlu oluyor. Hiç dizlerimin üzerine yatıp sevdirmezdi kendini, artık öyle de sevmemi istiyor. Televizyon izlerken omzuma yaslanmak istiyor. Benimle sohbet etmek istiyor. Fırsat buldukça baş başa etkinlik yapıyoruz artık sadece ikimiz. Buna inanılmaz mutlu oluyor. Alışverişe çıkıyoruz ikimiz o bile yetiyor ona. Bana okulda beğendiği kızı bile anlattı, o kadar açıldı yani.
14- Çevrenin tepkisi nasıl oldu? Olumsuz tepkilerle nasıl başa çıktınız/çıkıyorsunuz?
Kimseye anlatmadım. Kime ne yavrumla benim mahremimden? Zaten çevre yüzünden güven sorunumuz olmadı mı? Çevreye kulak tıkıyoruz, ilgilenmiyoruz.
15-Eşinizle ilişkiniz nasıl? Size destek oluyor mu? 
Eşim her zaman destek oluyor. 13 aydır ayrı yatsak da hiç sesi çıkmıyor, aksine büyük çocuğumuzla uyuyor çoğunlukla, ben de küçükle birlikte.
16- Büyük çocuğunuzla aranızdaki güveni inşa etmek için neler yapıyorsunuz? 
Bebek doğduğundan beri ona hiç vakit ayıramıyordum. Ama şimdi küçüğü babaya bırakıp büyükle çıkıyoruz evden. Hafta sonları yanıma yatağa geliyor, biraz yatakta sarılıp yatıyoruz. Fark ettim ki çok bir şey yapmama gerek yok. Bol bol sarılıp sevmem büyük adımlar attırıyor zaten.
17-Çocuklarınızı büyütürken sosyal medyada okuduklarınız üzerinizde baskı kurdu mu?
Şuan için doğal ebeveynlik benim/bizim için en uygunu bunu fark ettim. Attachment Parenting yaklaşımını benimsedim. İçgüdülerimi dinlemeyi öğrendim.
18-Ödül/ceza konusuna yaklaşımınız nasıldır? Kendi çocuklarınıza ödül/ceza verdiniz mi?
Yanlış geliyor uygulamıyorum. İçimden gelerek hediye alıyorum. Ödül olarak değil, mutlu etmek için. Ceza zaten çok saçma geliyor.
19-Kendi çocukluğunuzda ebeveynlerinizle ilişkiniz nasıldı?
Ailemle hiç dertleştiğimi hatırlamam. Annem küçük kardeşimi çok döverdi, çok yaramazlık yapıyor diye. Ben de hep onun yüzünden dayak yerdim, ona vurmasın diye önüne atladığım için. Babam hiç vurmazdı çok da sabırlıydı. Bir şeyi 100 kere de anlatsa yılmazdı annemin aksine.
20-Küçükken aileniz tarafından sevildiğinizi hissettiniz mi? 
Bilmiyorum doğrusu. Annemle babam hep birbiriyle tartışıp kavga ederek çocukluğumuzu kötü etkilediler. Belki boşansalar daha iyi olurdu. Anneme nedendir bilmiyorum hep bir kırgınlığım vardı. Onu bayram harici hiç öpmemişimdir. İçimden gelmiyor. Hep mesafeliyim. Babam biraz daha farklıydı, o bizi sevdiğini gösterirdi. Şu an ikisi de var evet ama haftalarca görmesem özlemiyorum, sorun bende mi?
21-Küçükken yemek ve uyku ile ilgili baskı gördünüz mü? 
Hayır, sofradan yemek yemeden ayrılsam bile ne annem ne babam kızardı. Yatmak için de hiç baskı kurmazlardı.
22-Ebeveynlerinizin ebeveynlik yaklaşımlarından etkilendiğinizi düşünüyor musunuz? 
Yani hoşuma gitmeyen çok yanları var, ben daha iyisini yapmaya çalışıyorum. Bazen kendimi tutamayıp sarf ettiğim sözleri düşününce bir an dejavu misali annem geliyor aklıma. İstemsizce onun söylediklerini söylüyorum ben de çocuklara. “2 çocuk benim neyime, daha birine yetemiyorum!” diye söylendiğimde ya da “Bıktım artık, yeter! Tuvalette bile rahat yok sizden, bir gidin!” diye kızdığımda. Sonra özür diliyorum ama özür dilemesem, keşke kendimi tutabilsem. Annemle babamın çocuklarıma karışmalarına izin vermiyorum.

One thought to “BAĞLANMA HİKAYESİ-1”

  1. Ah nasıl ağladım okurken. İçime dokundu. Çok hassas bir konu bende de emzirmek. Ve diğer anlattıkları. Çok tanıdık duygular. Tebrik ediyorum kendisini özgürce emzirdiği için büyük yavrusunu. Ah o emzirirken bakışmalar. Allahım ne büyük bir lütuf. Mamadan sonra memeye alıştı yavrum öyle mutluyum ki bakışmalarımızla. Emmesiyle.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir