Bu yazı bir tecrübe paylaşımıdır. Tek amacı kendi çocuğunuzu okumanız ve izlemeniz için motivasyon kaynağı olmaktır. Her çocukta bu süreç farklı ilerler. Uzman bilgisi için instagram hesabımda IGTV’de Uzman Psikolog Oya Çanak ile yaptığımız canlı yayını izleyebilirsiniz.

Neden eğitim değil? Çünkü bezden ayrılma, içerisinde hem fizyolojik hem psikolojik hem de gelişimsel bir hazırlık dönemi içerir. Bunun yanında ebeveyn/bakım veren rehberliği gerektiren bir iletişim sürecidir. Aramızdaki bağa güvenen çocuğumuz, hazır olduğunda bizi taklit ederek bezinden ayrılmak için sinyaller verir. Bu aslında çok aşamalı (çiş, kaka, gece, gündüz), çok fazla dinamiği (evdeki durum, annenin/bakım verenin hazır bulunuşluğu, kardeş faktörü vs.) olan, çocuktan çocuğa  (duyusal hassasiyetleri, kas gelişimi, ruhsal durumu, dışkı farkındalığı, istekli oluşu vs.) farklılaşan bir süreçtir. Böyle bakıldığında aslında ortada bir eğitim süreci değil bir destek süreci olduğunu anlamak çok zor değil. Çocuk hazırım der ve biz destek oluruz. Bu yüzden tıpkı memeden ayrılmada ve uyku süreçlerinde olduğu gibi bezden ayrılmada da bebek/çocuk önderliğinde ilerlemek onun ihtiyaçlarına duyarlı ve gelişimine uygun, sadece bize özel bir yol çizmemize yardım eder. 

Ben ilk günden beri kızımı izleyerek ve iç sesimi dinleyerek yaptığım ebeveynlikte hiç keşke demedim. Hata yapsam da keşke demedim. Çünkü içime en sinen yol bu yol. Aksini hiç düşünmedim. İçinde eğitim adı geçen, çocuğa bir şeyleri empoze etmeyi, birden dünyasını altüst etmeyi, ihtiyacı olan şeylerden onu gelecek kaygıları veya beklentilerle koparmayı, onun bedeni ile ilgili süreçlerin kararlarını bakım vereninin vermesi gerektiğini salık veren yöntemleri kalbim de mantığım da kabul etmedi, etmiyor. Başkalarına da diğer türlüsü mantıklı geliyordur belki, bilemem ve yargılamıyorum asla. Herkes içi en çok nasıl rahat ediyorsa öyle yapmalı. Ben bu yazıda tamamen çocuğumun önderliğinde bezden ayrılma sürecini nasıl geçirdik bunu anlatacağım. Bu yazıda çok fazla bilimsel gerçek olmayacak, daha çok tecrübelerimiz olacak ve bunları paylaşırken amacım; benim çocuğumla bu süreçteki iletişimimi nasıl sürdürdüğümü, onu nasıl okuduğumu ve bazen de acele ederek veya kafaya takarak süreci nasıl sabote ettiğimi sizlerle paylaşmak. 

Öncelikle biliyoruz ki çocuklar taklit ederek öğreniyorlar. Bunu aklımın bir köşesine yazdım. Yemek yemeyi, yürümeyi, koşmayı, konuşmayı ve insanların yapabildiği daha nice davranışı insanları gözlemleyerek yapmayı öğreniyorsa çocuk, tuvalete çiş/kaka yapmayı da bakım vereninden görmeden uygulaması hayli güç olacaktır diye düşündüm. Bu yüzden de her zaman tuvalete kızımla beraber girdik. Her girişimizde ne yaptığımı anlattım. “Benim çişim/kakam geldi. Işığı açıp tuvalete girdim. Klozete oturdum ve çişimi/kakamı yaptım. Böyle temizlendim. Sonra sifonu çektim. Şimdi de elimi yıkıyorum. Havlu ile kuruluyorum. Işığı kapatıp çıkıyorum.” 
İpek Nil 2 yaş civarına yaklaşırken hazırlıklı olmak için Ikea’nın tuvalet adaptörünü aldım. Bir de iki basamaklı ahşap Ikea taburesinden aldık. Bu tabureyi ilk zamanlar lavabonun önünde elini yıkayabilmesi için kullandık. Tuvaleti kullanmaya başlayınca da çiş/kaka yaparken ayak desteği yaptık.

Herkesin en çok merak ettiği konu nasıl sinyaller verdikleri. Pek çok şey var bir arada bulunması gereken ama gelen sorulardan yola çıkarak şunu hatırlatma gereği duyuyorum. Bebeklerin bir çoğu dönemsel olarak bezi reddeder. Hatta bazı yenidoğanlar dahi bezden rahatsızlık duyduklarını beze çiş/kaka yapmayıp altını açınca yaparak gösterirler. Yani demek istediğim, her bez reddi çocuğun bezden ayrılmaya hazır olduğunu göstermez. Özellikle 16-18 ay civarı ve 2 yaş civarı her şeye “Hayır” dönemlerinde beze de hayır diyebilirler. Bu normaldir ve tekrar ediyorum, tek başına bezden ayrılmaya hazır olduğunu göstermez. Bezlenmeyi istememesinin yanında başlangıç için çiş/kaka yapmadan önce, sırasında veya hemen sonra haber veriyorsa, tuvalete/lazımlığa ilgi gösteriyorsa, 2-3 saat kuru geçiriyorsa (mesela İpek çişini yapıp yatarsa gündüz uykusunda 2 saat sonunda birçok sefer bezi kuru kalkıyordu. Ya da bez bağlıyordum ve 2-2,5 saat sonra hala boş oluyordu) denemeyi düşünebilirsiniz. Bezi bir kez çıkarınca asla geri dönmeyin yaklaşımı benim anlayışıma çok ama çok ters. Böyle konularda denemeden hazır olup olmadığını görmek çok mümkün değil çünkü. Çocuk da hazır olup olmadığını denemeden bilemez çünkü tuvalete çiş/kaka yapmak nasıl bir şey hiç deneyimlemedi. Denediğinde hoşlanıp devam etmek isteyebilir veya hiç hoşlanmayıp bezi geri isteyebilir. İkinci durumda bezi geri bağlayıp “yeniden denemek istediğinde deneyebiliriz” diyerek akışına bırakmak daha mantıklı geliyor bana. 

İpek Nil bir gün ben tuvalette çişimi yaparken, “ben de tuvalete çişimi yapacağım” dedi. Oturup gerçekten yaptı. Bez takmak istemediğini söyledi. 2 yaşındaydı, kış mevsimiydi ve ben tuvalet adaptörü hariç hiç hazırlıksız bir şekilde, evdeki iki üç tane külot ile o gün kızımı dinleyip bezini çıkardım. Yarım saatte bir çişin var mı diye sordum ama her defasında tek bir kez sordum ki sıkılmasın. Bu ilk günlerde çok hevesli oldukları için her sorduğunuzda evet cevabı alabilir ve 50 kere tuvalete gitmek durumunda kalabilirsiniz. İpek benim sorularım dışında da çişinin geldiğini fark edip söylüyordu ama ne zaman söylemesi gerektiğini henüz bilemiyordu. Bu yüzden kaçırdıkları oldu ilk günler. Yani çişini fark etse bile yine de çişlerin çoğunu tuvalete tutturamayabilir. Tuvaletten çıktıktan bir dakika sonra çişini altına yapabilir. Çişinin geldiğini anlıyor fark ediyor ama tam olarak hangi raddede hissettiğinde tuvalete gitmesi gerektiğini zamanla keşfediyor. Unutmayın o günden önce yıllarca bezine yaptı. Yani çişi/kakası gelir gelmez tutmasına gerek olmadan yapabiliyordu. Artık tutması gerekiyor. Hatta şöyle diyelim, tutabiliyor olması gerekiyor. Kas gelişimi henüz tutabilmesine olanak vermiyorsa tutmasını çocuğa “eğitim” vererek yani altını birden açıp öğretemezsiniz. Hazır değilse beklemek daha iyi olabilir.Bu işe başlarken bütün bunlara hazırlıklı olmak gerekiyor. 

Buradaki en önemli notum ise şu: BEKLENTİYE GİRMEYİN. Hele hele de başkalarının muhteşem tecrübelerini dinleyip çocuğunuzdan ilk günden kazasız belasız tuvalete çiş/kaka yapmasını beklemeyin.  Ya da hevesle başladığı süreci devam ettirmek istemediğinde hayal kırıklığı yaşamayın. Elbet öğrenecek. Ne zaman olacağını da sadece o biliyor.

Burada bir ara not koyayım ve neler kullandık söyleyeyim. Bolca külot aldım. Bildiğiniz pamuklu külotlardan. Alıştırma külodu değil. Onları tercih edenler de olabilir. Ben tercih etmedim. Direk külot giymeye alışsın istedim. Geçiş malzemelerinden pek hazetmiyorum sanırım.  İki kere iş çıkacakmış gibi geliyor. Bu geçiş malzemelerinden benim kullanmadığım bir diğeri de evde lazımlık. Hiç almadım. İpek Nil’in direk tuvalete yapmak istemesi de tabi ki bunda etken. Eğer bezi çıkarmak ister ama mesela tuvaletten korksaydı belki lazımlık denemeyi düşünürdüm. Bir diğer önemli malzeme alez. Bir tane normal bir tane su geçirmeyen alezimiz var. Ama alezi de koruyacak başka bir yol var o da alt açma bezlerinden alezle çarşaf arasına sermek. En azından sadece çarşafı yıkayarak yırtıyorsunuz. Bir diğer önemli malzeme taşınabilir lazımlık. Özellikle ilk zamanlar dışarı çıkarken çok lazım oluyor. Evde tuvaletini yapıyor mesela, sokağa adımınızı atar atmaz çişi gelebiliyor. Bunlar dışında başka bir masraf yapmadık bu süreçte. 

Devam edeyim. Bezi çıkardık ve ilerleyen günlerde ufak tefek tuvalete yetişemeyip veya oyuna dalıp kaçırmalar dışında büyük bir çiş kaçırma yaşamadık. Bu arada öğlen ve gece beze devam ettik. Çünkü ben o istemeden bezsiz yatırmayı deneyip sürekli çiş içinde kalınca beze geri döndüm. O dönemde denediğimde gece özellikle, çiş yapıp ıslak ıslak uyumaya devam ediyordu. Hiçbir rahatsızlık belirtisi yoktu. Bu yüzden ben ondan bir adım gelmeden uykulardaki bezleri çıkarmamaya karar verdim.

Çişi tuvalete yapmaya başladıktan birkaç hafta sonra mycarrypotty taşınabilir lazımlık aldım ve dışarı çıkarken de bez bağlamayı bıraktık. İlk zamanlar mesela sahile dolaşmaya giderken de elimde taşıdım lazımlığı ama kısa bir süre sonra 2 saat kadar çişini tutmaya başladı. Böylece lazımlık taşımayı bıraktık. Gittiğimiz yerde tuvalet yoksa, 2 saat civarında arabaya dönüp çişini yaptırarak lazımlık taşımaktan da kurtulduk. Çişi tuvalete yaptığı 1 yıl boyunca kakasını beze yapmak istedi. Hiç itiraz etmedim. 3 yaşına yaklaşırken “Teo’nun Kaka Kitabı”nı daha çok okumaya başladık. Kakasını tuvalete yapmak istiyor ama tuvalette oturup beklemek istemiyordu. Çünkü normalde altında bezle evde dolaşarak ve ayakta kaka yapardı. Her gün kaka saatimiz tuvalete otur kalk, bez bağla çıkar, tekrar bez bağla, bir daha tuvalete otur kısır döngüsünde geçip bezde sonlanıyordu. Ben biraz kafaya takmaya başladım çünkü bu süreç çok yıpratıcı olmaya başlamıştı. Ben de babasına devrettim 🙂 Benim tahammülümün ve sabrımın bittiği yerde hep eşim devreye girer ve beni rahatlatır. Bu kez de aynısı oldu.

Eğer eşim evdeyse mutlaka o ilgilendi. Babası yokken kakası gelirse de tuvalete oturmak için ısrar etmediği sürece ben direk bez bağladım. Babasıyla beraber tuvalete oturup Teo’yu okudular ve İpek tuvalete ilk kakasını böylece babasıyla yaptı. Sonraki birkaç gün bocalasa da sonunda tamamen tuvalete döndü. 3 yaş itibariyle çiş ve kakayı tuvalete yapıyordu ama öğlen ve gece uykularında hala bez bağlıyorduk. Kaka işi hallolduktan bir süre sonra öğlen bez takmayı reddetmeye başladı. Uykusunda çişi gelirse kalkıp tuvalete yapması gerekeceğini anlattım. Kabul etti. İlk günler arada biraz kaçırdı. Tam yaparken uyanıp tuvalete yetişiyordu. Yine bir beden farkındalığı öğrenme deneyimi yaşıyordu. Birkaç gün içinde ne zaman kalkması gerektiğini öğrendi. Tam uyumadan önce de tuvalete girerse, 1,5- 2 saatlik uykusunda zaten çoğunlukla çişi gelmiyordu. Bu arada gece de bezi çıkarmayı denedim öğlen çıkarınca ama gece uykusu o kadar ağırdı ki maalesef çişini yapıp öylece uyumaya devam ediyordu. Tuvalete kaldırmayı denediğimde de çok ağladı gitmek istemedi. Benim o talep etmeden denemelerim işte böyle hep hüsranla sonuçlandı ve bir kez daha anladım ki o kendi bedenini çok ama çok iyi tanıyor. Zamanı gelince, hazır olduğunda gece de bezi bırakacaktı. Bir süre sonra gece yatarken de bez giymek istemedi. Ama ilk günler ilk uykuya yattıktan birkaç saat sonra çiş yaparak uyanınca ve tuvalete de gitmek istemeyince uykuya daldıktan sonra bezini giydirmeye başladım.

40. Aya geldiğimizde gece de artık bez takmamı istemediğini, uykuda bezini giydirirken beni tekmeleyerek belli etti.  Ben de böylece bez bağlamayıp gece bir kulağım onda uyumaya başladım. Fark ettim ki çişi gelince rahatsız olup kıpırdanıyor. Bazen kalkıp oturuyor. Hatta bir kere kendi kendine tuvalete de gitmeye kalktı. Ben daha hafif uyuyup kulak verince onun kıpırdanmalarına hemen kalkıp tuvalete oturttum. Her oturttuğumda çiş yaptı, itiraz etmedi. Böylece geceleri de kazasız geçirmeye başladık. İlk zamanlar 2-3 saatte bir çişe kalkarken gecede 1 kereye kadar düştü. Şuan eğer yatmadan çok su içmediyse veya karpuz yemediyse 🙂 genellikle gece 12-2 arası bir kere çişe uyanıyor. Çişini yaptırıp yatağına koyuyorum ve sabaha kadar desteksiz kendi kendine uyumaya devam ediyor. Uykuya geçişleri bazen memede, bazen sırt kaşıyarak, bazen sırtını pışpışlayarak, bazen bir iki dakika kucağımda gezdirerek oluyor. O gün ihtiyacı neyse öyle oluyor. Günde birkaç kere çok kısa süreler emmeye devam ediyor.

Bunları neden söyledim, çünkü emerken de bez bırakılabiliyor. Hatta emerken gece deliksiz de uyuyabiliyor, memesiz de uykuya geçebiliyor, gece uyansa bile meme olmadan da uyumaya devam edebiliyor, kendi isteği ile kendi odasına da geçiyor. Hani memeyi kesmeniz için sunulan onlarca bahane var ya hiç biri doğru değil, bilin istedim. Bizim bezden ayrılma serüvenimiz böylece son buldu. Hala arada gece kaçırmalar yaşayabiliyoruz. Bunlar da normal. Bir gün tamamen bitecek. Her şey zamanı gelince oluyor. Acele etmeyin, hurafelere inanmayın, korku filmi gibi hikayelere inanıp kendinizi de çocuğunuzu da hazır değilken hırpalamayın. Beklentilere girmeyin ve kimsenin çocuğu ile kendi çocuğunuzu kıyaslamayın. Hep söylüyorum. Siz biriciksiniz, çocuğunuz biricik ve ikinizin ilişkisi de biricik. Ne kadar özel olduğunuzu hiç unutmayın. Benden size bidunyakucak 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir