Unicef’e göre 6 aydan küçük bebekleri karışık besleme (anne sütü yanında başka şeyler de vererek – su dahil) birçok ülkede yaygın bir uygulamadır. Ancak bu uygulamalar ishal ve enfeksiyon riski oluşturduğu için çok sakıncalıdır. Anne sütü yanında verilecek her türlü sıvı bebek daha az emeceği için anne sütünde azalmaya yol açar. En sıcak iklimlerde dahi ilk 6 ay sadece anne sütü bebeğin su dahil bütün ihtiyaçlarını karşılayacak niteliktedir. Afrika’da yapılan bir araştırmaya göre ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslemek, anneden bebeğe HIV geçişi riskini azaltmaktadır.

Birçok ülkede yaygın olan diğer bir uygulama da anne sütü yanında formül mama veya diğer sütlerin verilmesidir. Özellikle temiz suya ulaşımın zor ve bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu yerlerde mama ile beslemek birçok hastalığa ve hatta ölüme yol açabilir.

Mama anne sütünün ikamesi olarak asla kabul edilemez çünkü mama anne sütünde bulunan bazı besin öğelerini içerir: sadece bir gıdadır, ancak anne sütü antikorlar, enzimler, uzun zincirli yağ asitleri ve hormonlar içeren canlı ve kompleks bir yapıdadır. Bunlar mamaya ilave edilemez. Dahası ilk aylarda bebeğin bağırsakları anne sütü dışındaki şeyleri sindirmeye uygun değildir. Sadece bir kez verilecek mama veya başka bir gıda, bebeğin bağırsaklarına iyileşmesi haftalar sürecek zararlar verebilir.  (1)

Mama ile ilgili bir de şunu eklemek istiyorum. Mama fabrikasyon bir üründür ve her fabrikasyon üründe olduğu gibi mamalarda da belli riskler bulunur. Bunun en yakın örneği Fransa’da mama üretimi yapan bir firmanın bir fabrikasında üretilen mamalarda salmonella çıkması üzerine mamaları geri toplatmasıdır. Dünyanın dört bir köşesine giden bu mamaların ne kadarının geri toplandığı, ne kadarının satıldığı ve kullanıldığı hakkında ne yazık ki yeterli bilgi yok. Dünya sağlık örgütünün yaptığı açıklamadaki ülkeler arasında Türkiye de var. Bu yüzden bu konuda hassas olmakta, gerçekten ihtiyaç yoksa mama kullanmamakta fayda var.  İlgili metne buradan ulaşabilirsiniz :

SALMONELLALI MAMALAR

İnsan yaşamının erken dönemlerindeki bağırsak florası oluşumu, sonraki sağlığı ve hastalıkları ile doğrudan ilişkilidir. Doğumun ardından ilk aylar için, bağırsak florasının mikrobiyal bileşenleri doğum şekli, antibiyotik kullanımı, coğrafik konum ve beslenme şeklinden ( emzirme/mama) etkilenir. Bağırsak florası gelişimi 3 yaşına kadar devam eder. (2)

Peki mama kullanımı bağırsakları nasıl etkiler? Tamamen mama ile veya anne sütü-mama karışık beslemek sadece anne sütü ile beslemeye kıyasla, daha fazla iltihap üremesine yatkın bakteri oluşumuna ve bağırsak geçirgenliğinde artışa sebep olur. Yeni doğan döneminde bu bakterilere ve antijenlere maruz kalmak oral toleransı etkiler ve uzun dönemli bağışıklık sistemi sağlığı üzerinde etkileri olur. Araştırma sadece anne sütü ile beslenen ve sadece mama ile beslenen bebeklerdeki farklılıkları bariz şekilde göz önüne serse de, anne sütü-mama karışık beslemenin kısa veya uzun dönemli etkileri hakkında çok az bilgi vardır. Bu şekilde karışık besleme çokça uygulanan bir yöntem olmasına karşın bebek sağlığı ile ilgili etkileri belirsizdir. (3)

2013 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre Amerika’da annelerin üçte birinden fazlası ek gıdaya çok erken başlıyor. Annelerin %40’ı bebeklerine 4. Aydan önce ek gıdaya başladığını belirtmiş. Emziren annelerin %24’ü ile mama veren annelerin %53’ü vaktinden çok önce ek gıdalara başlamışlar.

Araştırmanın yapıldığı yıllarda (2005-2007 arası), Amerikan Pediatri Akademisi ek gıdalara 4 aydan önce kesinlikle başlanmamasını önermekteydi. Şuanda APA ek gıdalara başlanması için 6 ayın dolmasını önermektedir. O zamana kadar APA, gerekli vitamin destekleri dışında bebekler için tek besin kaynağı olarak anne sütünü önerir.

Araştırmalar erken ek gıda alımının bebeklerin ileriki hayatlarında obezite ve egzama gibi kronik hastalıklara sahip olma riskini arttırdığını göstermiştir.

Çalışmaya 1334 kadın doğum yapmadan önce katılmış ve bebeklerinin ilk yılı boyunca da her ay takip edilmiştir. Kadınların neden erken ek gıdaya başladıkları ile ilgili açıklamalar o kadar çok bizim duyduklarımıza benziyor ki bir kısmına yer vermek istiyorum:

-Bebeğim ek gıda yemek için yeterince büyüdü.

-Bebeğim sürekli aç görünüyor.

-Bebeğim benim yediklerimi istiyor.

-Anne sütü ve mamanın yanında bir şeyler daha vermek istedim.

Annelerin %50’sinden fazlası, çocuk doktorlarının erken (4 aydan dahi önce) ek gıdaya başlamalarını önerdiğini iletmiş.(3) Ne yazık ki Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün bütün politikalarına rağmen aynı duruma ülkemizde de şahit oluyoruz. Nadir görülen istisnai durumlar dışında 6 aydan önce bebeğe anne sütü/yokluğunda formül mama dışında hiçbir şey verilmemesi hususunda doktorlar üstü olan bu kuruluşların politikalarını dikkate almalısınız.

Burada en büyük sıkıntılardan biri de annelerin bebeğin her ağlamasını açlık olarak düşünmesi. “Bebeğim memeyi emdikten sonra da ağlamaya devam ediyor. Aç olduğunu düşündüğüm için ek gıda/mama veriyorum.” Sıkça duyduğumuz bir söylem. Oysaki bebekler ağlayarak iletişim kurarlar. Bebeğiniz emdikten sonra gaz sancısı çekiyor olabilir, yatmak yerine dik durmak istiyor olabilir, ortamdaki ışıktan rahatsız olabilir… Bunların hepsini ağlayarak anlatır. Ayrıca bir de annelerde iki memeyi emince sütün bittiği inancı olabiliyor. Memeler bebeğin emmeye başladığı andan itibaren yeni süt üretimine başlar. Bu yüzden bebeğinizi memeler arasında sağ sol sağ sol şeklinde kendi bıraktıkça çevirerek istediği kadar tur attırabilirsiniz. Bu turlamalar memelerdeki yeni akımları tetikleyecektir.

Dünya sağlık örgütünün tanımına göre sadece emzirmek (exclusively breastfedding) bebeğe ilk 6 ay anne sütü dışında su, mama ve ek gıda dahil olmak üzere farklı hiçbir şey vermemek demektir(gerektiğinde verilen ilaçlar, serumlar, vitaminler hariç). Eğer bebeğinize ilk 6 ay içinde bunlardan birini bir kez dahi verdiyseniz, sadece emziriyor sayılmazsınız. Tekrar vurgulamak isterim ki dünya sağlık örgütüne göre en sıcak iklimlerde dahi anne sütü bebeğin tüm gıda ve su ihtiyacını karşılar çünkü anne sütünün %80’inden fazlası sudur. Burada kritik olan bebeğin her istediğinde emebilmesidir. Bebek emzikle oyalanıyor veya saatli emziriliyorsa, her talebinde meme verilmiyorsa susuz kalma ve yeterli beslenememe riskleri oluşur. (5)

 

 

Kaynaklar:

(1) https://www.unicef.org/nutrition/index_24824.html

(2) https://www.huffingtonpost.com/2013/03/25/solid-food-for-infants_n_2948940.html

(3) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4686345/

(4)https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5337510/

(5) http://www.who.int/features/qa/breastfeeding/en/

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir